Başbakan Erdoğan mal varlığını açıkladı
Posted on Mart 1st, 2010 in Siyaset, politika | No Comments »
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mart 2010 tarihi itibariyle mal varlığını açıkladı. Read the rest of this entry »
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mart 2010 tarihi itibariyle mal varlığını açıkladı. Read the rest of this entry »
Tutuklanan Başsavcı İlhan Cihaner’le yaptığı telefon görüşmesiyle ilgili konuşan Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, “Seçim atmosferi vardı. 50-60 çocuk gözaltına alınmıştı. Ne oluyor onu öğrenmek istedim” dedi.
“Hukuken sorunlu birisinin, sorunlu açıklamaları üzerinden bu türlü beyanlar gündeme getirilecekse, bu hakikaten gensoru önergesinin önemiyle, ciddiyetiyle bağdaşır bir durum olmaz Read the rest of this entry »
Aralarında Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan, Cengiz Çandar, Ali Bayramoğlu, Ekrem Dumanlı, Hüseyin Gülerce, Perihan Mağden, Sibel Ersarslan, Yavuz Bahadıroğlu, Gülay Göktürk ve Emre Aköz’ün de yer aldığı 26 gazeteci Cevahir Otel’de basın toplantısı düzenledi. Basın açıklamasını yapan gazeteci Nazlı Ilıcak, Türkiye’nin uzun yıllardan beri askeri darbelere maruz kaldığını söyledi.
“Balyoz darbe planı” iddialarını “harp oyunu” diye nitelendiren Ilıcak, “Harp oyunu hazırlıklarının ardına gizlenen ayrıntılı bir darbe planının söz konusu olduğu görüldü. Harp oyununda bir iktidarın devrilmesi, yeni bir hükümetin kurulması, çeşitli bürokratların görevden alınması görülmekteydi.
TBMM sıkıyönetim ilanına onay vermediği takdirde alçaktan uçurarak yasama organının da tehdit edileceği yine aynı planda belirtilmektedir. Bu harp oyununda gazeteciler tutuklanacaklar ve faydalanılacaklar olarak sınıflandırılmıştır” şeklinde konuştu.
“137 meslektaşımıza, iradesi dışında işbirlikçi yaftasının asılmasını kınıyoruz” diyen Ilıcak, “Özellikle parlamentodaki temsil edilen siyasi partileri harekete davet ederken, adları tutuklanacaklar arasında yer alan gazeteciler olarak bizler de suç duyurusu yapacağımızı bu vesileyle açıklıyoruz. Parlamentonun darbe eylemlerinin önünü kesebilecek ve darbecilerin etkin bir şekilde yargılanmasını sağlayacak adımları atmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Nazlı Ilıcak, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/D maddesinin ‘askerin iç güvenlik alanında kullanılması’na dair hükümlerinin iptal edilmesi gerektiğini belirterek, “Anayasa’nın 145. maddesine farklı yorumlara sebebiyet vermeyecek şekilde nitelik kazandırılmalı, askeri tüksek idari mahkemesi ve askeri Yargıtay kaldırılmalıdır. İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesi iptal edilerek, ‘cumhuriyeti koruma ve kollamak’ tanımının yanlış değerlendirilmesi sonlandırılmalıdır. Meclis bir araştırma komisyonu kurup, gelişmelere vakit geçirmeden el koymalıdır” dedi.
Konuyla ilgili olarak bugün Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne giderek şikayet dilekçesini mahkemeye sunacaklarını açıklayan Ilıcak, “Balyoz darbe planını hazırlayanlar CMK’nın 309, 311 ve 312. maddelerini ihlal etmişlerdir. Anayasa’nın öngördüğü düzeni, TBMM ve hükümeti ortadan kaldırmaya veya engellemeye teşebbüs suçu işlerken, 137 gazetecinin tutuklanacağını belirtmişlerdir. Darbe suçundan etkilenecek gazeteciler sıfatıyla bu suç duyurusunu yapıyoruz” diye konuştu.
Mehmet Altan ise tüm orduyu ‘darbeci’ olarak nitelendirmediklerini ifade ederek, “İçinde cuntacılar var ve onların çıkartılmasını istiyoruz” dedi. Perihan Mağden de “Ben ordunun içindeki cuntacıların temizlenmesinin ordunun işi olduğunu düşünüyorum. Şuan ben orduyu sorumlu gibi görüyorum” diye konuştu.
Sessiz Cığlımız Duyulmayacak.. Turkiyemiz. Hiç Buhallere dusecek ulkemiydi..Sohbetozel.. ailesi.. olarak Bu goruntuyu hoş karsılamıyoruz.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da AK Parti “Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı”nda konuştu. Başbakan Erdoğan Balyoz Darbe Planı’nı üstü kapalı olarak ağır dille eleştirdi. Read the rest of this entry »

Fransa İslam Konseyi’nden 5 kişilik bir heyet, son günlerde Fransa’da yaşanan gelişmelerle ilgili Elysee Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile görüştü.
Fransa İslam Konseyi heyeti, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile görüştü.
Fransa İslam Konseyi’nden 5 kişilik bir heyet, son günlerde Fransa’da yaşanan gelişmelerle ilgili Elysee Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile görüştü. Fransa İslam Konseyi Başkanı Muhammed Musavi, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, İsviçre’deki “minare referandumu” ve sonrasında yaşananlara benzer olayların Fransa’da meydana gelmesinden kaygı duyduklarını Sarkozy’ye aktardıklarını ifade etti. Fransa’daki yeni kimlik tartışmasının “İslam” tartışmasına dönüşmesinden endişe duyduklarını söylediklerini belirten Musavi, Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin, Fransa’da, İsviçre’dekine benzer bir durumun olmasının söz konusu olamayacağını, Fransa’da İslamiyet’in saygın bir yerinin olduğunu, Müslüman vatandaşların kaygı duymalarına gerek olmadığını anlattığını aktardı.
Burka giyilmesinin yasaklanması için çıkarılması planlanan yasa tasarısına karşı olduklarını Cumhurbaşkanı Sarkozy’ye ifade ettiklerini belirten Konsey Başkanı Musavi, böyle bir tasarının sivil özgürlüklere aykırı olduğunu ve toplumda rahatsızlığa sebep olacağını bildirdiklerini ifade etti. Bu tür bir girişime karşı çıkılmasını istediklerini anlatan Musavi, Sarkozy’nin bu konuda çalışma yapan komisyonun raporunu Ocak ayı ortalarında açıklayacağını söylediğini ifade etti.
Heyet içinde yer alan Fransa İslam Konseyi Eşbaşkanı Haydar Demiryürek ise, Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin son günlerde Fransa’da camilere ve Müslüman mezarlıklarına karşı yapılan saldırılar konusunda, Fransa’daki Müslümanların kaygısını anladığını söylediğini ve yeni yılda Fransa’nın hayatını kaybetmiş Müslüman askerlerinin mezarını ziyaret edeceğini, Fransa’nın İsviçre ile mukayese edilmemesi gerektiğini söylediğini anlattı. Demiryürek, ülkedeki Müslümanların, Fransa aşırı sağının hedefi haline geldiklerini, Cumhurbaşkanı Sarkozy’e anımsattıklarını söyledi.

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, meclisin kuruluşunun 90. yılı etkinlikleri çerçevesinde basketbol camiasına bir resepsiyon verdi.
TBMM Tören Salonu’nda gerçekleşen resepsiyona Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel ve beraberindeki veteran milli basketbol takımı, Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı oyuncuları ve yöneticileri ile Türk Telekom Basketbol Takımı oyuncuları ve yöneticileri katıldı. Gecede bir konuşma yapan Başkan Şahin, Türkiye’de düzenlenecek 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’yla ilgili olarak, “2010 yılı TBMM’nin kuruluşunun 90. yılı olacak. Aynı zamanda Ağustos ayında Dünya Basketbol Şampiyonası Türkiye’de yapılacak. Milli takımımızın başarılı olacağından ve başarılı bir organizasyon yapacağımıza eminim. 5 yıla yakın spordan sorumlu bakan olarak görev yaptım. Federasyonlarımızla Türk sporunu ileriye götürmek için çalıştık. Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel ile de örnek çalışmalar yaptık. Federasyonlarımız özerk yapıya kavuştuktan sonra atağa kalktı. Bunların arasında basketbol federasyonu ön sıralarda yer alıyor. Hem Avrupa’da hem Dünya’da dikkat çeken sonuçlar aldık” dedi.
Dünya Basketbol Şampiyonası’nda Türkiye’nin grup maçlarını Ankara’da oynayacağını hatırlatan Başkan Şahin, “Yeni yapılan salon, Mart ayı sonunda bitiyor. Ankara’da büyük bir heyecan yaşanacak. Başarılı olmak istiyoruz. Bizim yaşadığımız heyecanı basketbolcularımızda ve teknik heyetimizde de görüyoruz. İnşallah Ankara’da başarılı olarak İstanbul’a gidecekler. Biz de takımımızı desteklemeye gideceğiz. Milli takımdan madalya bekliyoruz” diye konuştu.
Gecede, Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel, Şahin’e bir plaket sundu. Fenerbahçe Ülkerspor Yönetim Kurulu Üyesi Serhat Çeçen ile Türk Telekom Kulübü Başkanı Celalettin Dinçer de Şahin’e birer forma hediye etti. Şahin, kokteylde, her iki takımın oyuncuları, eski milli basketbolcular ve milletvekilleri ile fotoğraf çektirdi.

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, kendisine yönelik suikast planı iddialarıyla ilgili olarak, “Son zamanlarda eve daha önce alışkanlık haline gelmemiş noktalardan girip çıktık” dedi.
Başkan Şahin, TBMM’nin 90. yıl kutlamaları çerçevesinde basketbol camiası için verdiği resepsiyonda basın mensuplarının sorularını cevapladı. Şahin, gazetecileri suikast iddialarıyla ilgili olarak TSK’nın yaptığı açıklamanın değerlendirilmesiyle ilgili bir soruya, “Kurumllar arası bir denge olduğu için Meclis başkanı olarak ben bir değerlendirme yapamam. Soruşturma devam ediyor. Sonucunu beklemeliyiz” şeklinde cevap verdi.
Şahin, kendisine yönelik suikast planı iddalarından önce herhangi bir şey sezip sezmediğiyle ilgili bir soruya ise, “Kişisel olarak bir şey sezmedim. Koruma ekibim, güvenlik güçleriyle irtibat halinde. Onlara gelen bilgi ve ihbar olabilir. Çoğu kez korumalar böyle bir bilgiyi bizlere vermez. Bana gelen bir bilgi de olmadı” cevabını verdi.
Başkan Şahin, bir gazetecinin ‘farklı bir uygulamayla karşılaştınız mı’ şeklindeki sorusuna ise, “Son zamanlarda eve girip çıkarken alışılagelmiş noktalardan değil de başka noktalardan girip çıktık” diye cevap verdi.

Tüm bölgeye ve dünyaya örnek olabilecek bu ilişki, gelecekte daha da güçlenerek devam edecektir; buna olan inancım tam
Suriye ile Türkiye arasındaki ilişkinin iyi bir seviyeye geldiğini söyleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Tüm bölgeye ve dünyaya örnek olabilecek bu ilişki, gelecekte daha da güçlenerek devam edecektir; buna olan inancım tam” dedi.
Başbakan Erdoğan, Suriye temasları kapsamında, Devlet Başkanı Beşşar Esad ile görüştü. Görüşmenin ardından yapılan ortak basın toplantısında ilk sözü Beşşar Esad aldı. Esad, “Sayın Erdoğan iyi biliyor ki Suriye, Ortadoğu’da barışı istemektedir. Şuanda bu barışı nasıl düştüğü çıkmazdan çıkarabiliriz. Herkes aynı şeyi düşünmektedir ve ne kadar ciddi olduğumuz buradan belli olur. Biz şuanda bir sanal bir ortak ile karşı karşıyayız. Ne olduğunu bilmiyoruz. İsrail barış görüşmelerinde aslında her zaman değişik girişimlerde bulunmaktadır ve İsrail’in kullandığı terminolojiler farklıdır. Biz şartlarla görüşmek istemiyoruz. Onlar esaslar olmadan görüşmek istiyorlar. Bu baştan bizi olaydan soyutlaştırıyorlar. Bu şekilde bir barış istiyorlar. Toprağın dönüşü o barışı sağlar. Tabii ki maddi yönden toprağın dönüşü, barış anlaşmasından sonra bir icraat işlemidir. Gerçekten Türk arabuluculuğu objektif ve nezihti. Biz Türkiye’nin bu rolünü her zamankinden daha fazla istiyoruz. Her ülkenin desteğine
ihtiyacımız var ancak başarılı olan birinin yerine başkasını getirmek makbul değildir. Biz Gazze meselesine değinmeden yapamayız. Her Suriye, Türk ve Arap vatandaşı bu konuya sessiz kalamaz. Biz gerçekten herkes oradaki ambargonun kaldırılmasını istemektedir” dedi.
Gazze’de insanların zor durumda olduğunu söyleyen Esad, “Ben burada Türk halkını çok destekliyorum. Şu anda Suriye’den geçen bir yaşam konvoyu. Türkiye’ye de bu konuda çok teşekkür ediyorum bu yardımseverliğinden dolayı. Son olarak kardeşim Erdoğan’a ve bütün bakan arkadaşlara, dün çok yoğun bir çabalar harcandı, hepinize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten kim isterse bunu, kim güvenlik istiyorsa bölgede bu ilişkilere önem vermeli.
BAŞBAKAN ERDOĞAN
Başbakan Erdoğan konuşmasına, “Adeta kendi evimiz saydığımız Suriye’de bulunmaktan son derece memnun olduğumuzu ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum” cümleleriyle başladı. Erdoğan, başta Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad olmak üzere tüm Suriyelilerin gerek şahsına gerek heyetine gösterdikleri misafirperverliğe teşekkür etti. Çok sayıda bakan ve 150′yi aşkın işadamıyla Suriye’ye geldiklerini söyleyen Başbakan Erdoğan, “Dün gece saat 02.00-02.30′a kadar devam eden çalışmalar, ardından şu ana kadar devam eden çalışmalar, şimdi de saygıdeğer cumhurbaşkanı kardeşimle bu açıklamayı yapıyoruz ve inşallah bu tarihi süreci anlamlı şekilde başlatmış oluyoruz 51 mutabakat metnini imzalamak suretiyle. Tüm bölgeye ve dünyaya örnek olabilecek bu ilişki, gelecekte daha da güçlenerek devam edecektir; buna olan inancım tam. Suriye, bizim Ortadoğu’ya açılan kapımız ve ikinci evimizdir. Aynı şekilde Türkiye de Suriye’nin Avrupa’ya açılan kapısı ve ikinci evidir. Aramızdaki tarihi ve kültürel yakınlığı, imzaladığımız bu Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile bir kez daha teyit etmiş olduk. Şimdi bu anlaşmalar çerçevesinde 10 bakanımızla birlikte Suriyeli bakanlarımızla adeta ‘iki ülke, tek kabine’ toplantısı gerçekleştirildi. Bunlar yapıldı ve çok sayıda anlaşmaya da imzayı atmış olduk. İşadamlarımız kendi aralarında görüşmek suretiyle onlar da bir çok bağlantıları kendi aralarında kurmuş oldular. Bildiğiniz gibi dün ulaştırma bakanlarımız, Gaziantep-Halep demiryolu hattının açılışını yaptı. Bu da bizim için gerçekten çok çok anlamlıydı. İnşallah bunu Şam ve Hicaz demiryoluyla devam ettiririz tarih yeniden o beklenen heyecanı bizlere ve gelecek nesillere yaşatarak buna şahit olmuş olur. Tabii bu önemli adımların ülkelerimiz arasındaki sosyal, ticari, ekonomik, kültürel anlamda da çok büyük önemi olduğu ortadadır” diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, ziyareti sırasında Beşşar Esad ile birlikte Süleymaniye Külliyesi’ni gezme fırsatını bulduğunu söyleyen Erdoğan, “İnşallah onu da 2012 sonuna kadar bitirmek suretiyle burada farklı bir sürecin de başlamasını kültürel anlamda, tarihi anlamda gerçekleştirmiş olacağız. Böylece gelecek nesiller bunu görmek suretiyle inanıyorum ki ecdatlarımızı hayırla yad edeceklerdir” dedi.
Yüz yüze yapılan temasların ikili ekonomik ve ticari ilişkilere çok olumlu katkılarının olacağına inandığını ifade eden Başbakan Erdoğan, “7 yıl önce neredeydik, şimdi neredeyiz. 2 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmine 2008 yılı sonu itibariyle ulaştık. Fakat diyorum ki 3-4 yıl içerisinde biz bu rakamı 5 milyar dolara çıkaralım. Bu irade her iki tarafta da var. Bunu başarmamak için hiçbir sebep yok ve bunu başarabiliriz. Biz kendimize Suriye ve Türkiye olarak bu konuda inanıyoruz. Birilerinin şöyle
demiş, böyle demiş, ne derlerse desinler, biz kararı verdiğimize göre biz bu adımı atarız ve bunu başarırız. İşadamlarımızda ben bugün büyük bir coşku gördüm. 500′ü aşkın işadamı bugün davete icabet ettiler. Hepsinde bir heyecan vardı, hepsinde bir aşk vardı. Bizde bir söz var, eğer inanırsak azmedersek dağı bile deler geçeriz. Ferhat’a dağı deldiren o olmuştur. Bu mecazdır ama asıl olan o hedefe ulaşabilmektir. İnanıyorum ki bu süreçte enerjide, inanıyorum ki eğitimde, bilişimde, turizmde, sanatta, bütün
bunların yanında şu anda diplomatik ilişkilerde aşılan çok önemli attığımız adımlar var ve hedeflere doğru yakınlaşmamız var. Bütün bunlarla birlikte çevrede çok önemli adımları atmamız mümkün ki bugün imzalanan anlaşmalarda bunu da görüyoruz. Bütün bunların yanında tarımda, GAP projemiz var, GAP projemizde inanıyorum ki Suriye’nin kuzey illerinde müşterek yarınlara yönelik adımları atmamız mümkün. Bizim o bölgede çok büyük bir yatırım süreci başladı ve bu yatırım süreci 25 milyar doları bulacak 2013 yılına kadar. Bütün bunların bize bir diğer kazandıracağı Ortadoğu barışına olan katkısı olacaktır. Bunu da biz aynı şekilde başarabileceğimize inanıyorum. Dicle Nehri ile ilgili atılan adımlar, Asi Nehri ile ilgili atılan adımlar ve buralardaki başarı bölgedeki kuraklık tehdidini de büyük ölçüde giderecektir. Bunu da şu anda görür gibiyim” diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, bugün gerçekleştirilen bütün çalışmaların Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine, mevcut işbirliğinin kapsamının daha da genişletilmesine ve halkların yararına çok önemli sonuçlar doğuracağına inandığını söyledi. Erdoğan, “Gerçekten şu anda Ortadoğu’da Türkiye ve Suriye’nin barışa olan katkısı tartışılmazdır. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi sadece Türkiye-Suriye arasında değil. Irak-Suriye arasında, Ürdün-Türkiye arasında, Lübnan-Türkiye arasında bu tür çalışmaları biz geliştirdikçe bölge tamamıyla bir barış bölgesi haline bu işbirliği konseyleriyle gelecektir. Buna da inanıyorum bunu da görür gibiyim. Yeter ki biz birbirimize olan bu dayanışmamızı, paylaşım anlayışımızı artırarak geleceğe taşıyalım” dedi.
Son günlerde gündemde olan Gazze’ye gönderilen insani yardım konvoyu konusuna değinen Başbakan Erdoğan, “Gazze için bir yıldönümü oldu. Bu yıldönümünde Gazze’ye bir insani yardım konvoyu yola çıktı. Türkiye’den geçtiler, Suriye’den geçtiler ve öyle zannediyorum ki bugün de Ürdün’den geçtiler veya geçiyorlar. Tabii bunun Gazze’ye ulaşması lazım. Gazze’ye ulaşmasını engellemenin bana göre insan hakları noktasından ciddi bir sıkıntısı var. Bu konuda herkes üzerine düşeni yapmalı ve bu insani yardım konvoyu Gazze’ye ulaşmalı ve orada yardım bekleyen insanlara bu yardım eli uzanmalıdır. Biz burada duyarlılık bekliyoruz, bu duyarlılığı istiyoruz” ifadelerini kullandı.
İzinsiz gösterilere katıldıkları, terör örgütü PKK’ya yardım ve yataklık yaptıkları iddiasıyla 14 kişi gözaltına alındı.
Kızıltepe, Derik ve Nusaybin ilçelerindeki birçok eve eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, izinsiz gösterilere katıldıkları, terör örgütü PKK’ya yardım ve yataklık yaptıkları iddiasıyla, Kızıltepe İlçesi’nde, sanatçı Seyda Perinçek, Mehdi Aslan, İdris Yüksel ve Mustafa Sevim, Derik İlçesi’nde, Metin Dölek ve Berivan Baştaş, Nusaybin İlçesi’nde Mesut Doğan, Azad Tahiroğlu, Delil Karadeniz, Rıdvan Kaya, Zinar Boğa, Feyzullah Çakır, Ahmet Adıgüzel ve kimliği öğrenilmeyen bir kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınan 14 kişinin Mardin Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde soruşturmaları sürdürülüyor.