Archive for Nisan, 2009

İşte üniversiteli canlı bomba…

Posted on Nisan 29th, 2009 in Güncel | 1 Comment »

İşte üniversiteli canlı bomba GALERİ

Eski bakanlardan Hikmet Sami Türk’e, Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde saldırı girişiminde bulunan bir kişi etkisiz hale getirildi. İşte o canlı bomba,

Alınan bilgiye göre, üniversitenin merkez kampüsündeki Hukuk Fakültesi’ndeki olay saat 10.45 sıralarında meydana geldi. ”Anayasa Hukuku” dersi için B-113 sınıfına giren Hikmet Sami Türk’ün ardından gelen ve kendisini öğrenci gibi gösteren bir kız üzerindeki ”bombalı düzeneği” patlatmak istedi.

Küçük çapta bir patlamanın yaşandığı olayda, Türk’ün korumaları, saldırgana derhal müdahale ederek etkisiz hale getirdi. Fakülte binasındakiler dışarı çıkarıldı ve üniversitenin güvenlik görevlileri ve jandarma ekipleri bölgeye geldi.

Yetkililer, Hikmet Sami Türk ile sınıftakilerin saldırı girişiminden sağ salim atlattığını bildirdiler.

Bu arada, ”canlı bomba” olduğu öne sürülen saldırganın üzerinde bulunan iki ayrı fünye sisteminin etkisiz hale getirildiği öğrenildi.

Marmara`da ki Deprem Öncü Değil !

Posted on Nisan 28th, 2009 in Güncel, Spor | No Comments »

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, “Marmara Denizi`nde meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki depremin, büyük bir depremin habercisi olabileceğini söylemenin mümkün olmadığını” bildirdi

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, “Marmara Denizi`nde meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki depremin, büyük bir depremin habercisi olabileceğini söylemenin mümkün olmadığını” bildirdi.

Eyidoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saat 22.03`te merkez üssü Tekirdağ açıkları-Marmara Denizi olan 4.1 büyüklüğünde deprem olduğunu belirterek, vatandaşların telaş etmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığını söyledi.

Depremin denizde meydana geldiğini ve yakın yerleşim yerlerinde kuvvetli hissedilmiş olabileceğini ifade eden Eyidoğan, depremin, “büyük bir depremin habercisi” olabileceğini söylemenin mümkün olmadığını, bunun için özel bir gözlem bulunmadığını kaydetti.

Eyidoğan, depremin, Tekirdağ Marmara Adası arasında Tekirdağ çukurunun batı ucunda meydana geldiğini belirterek, “Bu depreme bakarak, çok şey söyleyemeyiz. Depremin olduğu yer en fazla deprem üreten yerler arasında, en aktif yerlerden biri” dedi.

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sedat İnan da vatandaşların telaş etmemesi gerektiğini, bu tür depremlerin her zaman olabildiğini belirterek, bu deprem üzerinden spekülasyonlar yapılmamasını istedi.

“DEPREM 3 SANİYE SÜRDÜ”

Jeofizik Kurumu Derneği Kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, İstanbul`un Avrupa ile Asya yakalarında hissedilen depremin 3 saniye sürdüğünü bildirdi.

Depremin Kuzey Anadolu kırığının Tekirdağ Kolu üzerinde olduğunu belirten Ercan, şunları kaydetti:

“Bu kesimde yer kabuğunun kalınlığı 29 kilometre dolayında olup, depremde gerginlik boşalması, 15 kilometre derinde ilk 10 kilometre derinlikteki granitsel katmanın altındaki bazaltik katmanda olmuştur. Derinlik olarak şaşırtıcıdır. Bu kolda depremcik ile küçük depremlerin göreceli olarak çokluğu, kabuğun bu parçasındaki gevreklikten kaynaklanmaktadır. Jeofizik bilimi olarak bu deprem, kırığın diriliğini koruduğunu, gerginlik birikimini göstermektedir. 2007`de yapmış olduğum açıklamalar uyarınca 2007 ile 2015 arasında Kuzey Anadolu kırığının kuzey kolu üzerinde 4 ile 5,5 arasında küçük depremleri duyacağımızı belirtmiştim. Bu deprem bunlardan birisidir. Ne var ki Marmara kabuğu büyük bir depremi oluşturacak 6,5 milyar tonluk kırıcı güce halen erişememiştir. O nedenle `bunun ardından büyük deprem beklenir` diyecek bilimsel bir belirteç yoktur.”

İşte Bostancı canisi!

Posted on Nisan 28th, 2009 in Güncel | No Comments »

Bostancı canisi hem gazeteci hem de yazar çıktı! İnanılmaz ama yıllarca kimliğini başarıyla saklamış.

Bostancı’da öldürülen teröristin kimliği de belli oldu. 1970 doğumlu olan terörist Orhan Yılmazkaya Balıkesir doğumlu ve siyasal mezunu! Yılmazkaya ayrıca Sabah gazetesinde de muhabir olarak çalışmış. İşte Yılmazkaya’nın yaşamındaki önemli detaylar;

Bostancı’da bir terör örgütüne ait hücre evine düzenlenen operasyonda öldürülen Orhan Yılmazkaya’nın, Çanakkale’nin Bayramiç İlçesi’nden olduğu öğrenildi.

Anne Aysel ve baba Hikmet Yılmazkaya’nın uzun yıllar Almanya’da işçi olarak çalıştıktan sonra ülkeye kesin dönüş yapıp, yaklaşık 10 yıl önce İstanbul Beşiktaş’a yerleştiği, Orhan Yılmazkaya’nın ise İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olduğu ortaya çıktı. Anneannesi ve dayısı halen Bayramiç’te yaşayan, Almanya doğumlu Yılmazkaya’nın son iki yıldır yakınlarıyla hiçbir şekilde irtibata geçmediği belirtildi. Yılmazkaya’nın diğerd akrabalarının ise İstanbul Beşiktaş’ta yaşadığı öğrenildi.

5 yıl önce eşini kaybettiğini aktaran anneanne Ayşe Öztürk, torunu Orhan Yılmazkaya’nın üniversite yıllarında kendisini hiç aramadığını, dedesi öldükten 1 yıl sonra, yani 2005 yılında, Bayramiç’e gelip mezarını ziyaret ettiğini söyledi.

ORHAN YILMAZKAYA KİTAP YAZARDI

Öte yandan ulaşılan bilgilere göre, bu sabah saatlerinde öldürülen Devrimci Karargah Örgütü Üyesi Orhan Yılmazkaya, İstanbul Üniversitesi’ni bitirdikten sonra siyasi faaliyetlere başladı. Yılmazkaya, 1994 yılında kapanarak adını değiştiren Sosyalist İktidar Partisi (SİP) saflarında siyaset yaptı. SİP’nin kapatılması ve yerine Türkiye Komünist Partisi’nin kurulması kararının alınması üzerine, Yılmazkaya arkadaşlarıyla yollarını ayırdı. Yılmazkaya’nın ”TKP’ye katılmadığı” öğrenildi.

1999 yılında terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın Kenya’da yakalanarak Türkiye’ye getirilmesi üzerine başlayan eylemlere destek vermek için çalıştığı RADYO UMUT’ta terör örgütü PKK’nın bildirisini canlı yayında okuyan Yılmazkaya, radyonun 1 yıl kapatılmasına sebep oldu. Radyo Umut’un sahipleri, kapatılma kararının ardından radyoyu devretti.

Orhan yılmazkaya, bu sırada çeşitli kitaplar da yazdı. Çitlembik Yayınları’ndan çıkan kitaplar arasında ”Türk Hamamı” adlı bir eser de var. Yılmazkaya’nın bir süre PKK’ya yakınlığıyla bilinen Demokrasi Gazetesi’nde çalıştığı da ifade edildi.

Orhan Yılmazkaya kimdir?

1970 doğumlu Orhan Yılmazkaya, 1987′de Kabataş Erkek Lisesi’ni, 1994′te İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. Gazeteciliğe 1994′te Sabah gazetesinde başlayan Yılmazkaya, Radyo Umut, Demokrasi gazetesi, Tesisat ve Doğalgaz-Petrol-LPG dergilerinden haber müdürlüğü ve yayın yönetmenliği, Çitlembik Yayınları’nda editörlük yaptı.

Çeşitli dergilerde incelemeleri ve edebiyat yazıları yayınlandı. Orhan Yılmazkaya’nın Türk Hamamı isimli kitabı Aralık 2003′te Çitlembik Yayınları’ndan Türkçe ve İngilizce olarak yayınlandı.

Yılmazkaya halen İçerikMarket Yayıncılık Bilişim Halka İlişkiler Ltd.’de yöneticilik yaptı. Yılmazkaya Patent Dünyası dergisinin Yayın Yönetmenliği görevinde de bulundu.

Arda için 6 kulüp sırada!

Posted on Nisan 28th, 2009 in Spor | No Comments »

Arda Avrupa devlerinin rüylarını süslüyor. Yıldız futbolcu için 6 kulübün transfer listesinde olduğu iddia ediliyor…

Alman basını, Galatasaray’ın yıldızı Arda’nın, Juventus ve Bayern Münih’in transfer listelerinde olduğunu iddia etti.

Haberlerde, iki kulübün sarı-kırmızlı oyuncuyu kadrolarına katabilmek adına “teklif savaşına” girmeye hazır oldukları ileri sürüldü.

Birçok kulübün istediği, Galatasaray’ın eski oyuncusu Ribery’nin ayrılması halinde Bayern’in Arda için harekete geçeceği belirtilirken, transfer için 11 milyon euro ayrıldığı vurgulandı.

Juventus’un geçen sezon da 22 yaşındaki futbolcuyla ilgilendiği yazılırken, İtalyanların, Arda ile ilgili girişimlerini bu yaz tekrarlayabilecekleri ifade edildi. Haberlerde Genoa, Arsenal, Manchester City ve Tottenham’ın da Arda’yı takip ettikleri belirtildi.

Öte yandan yönetim, Büyükşehir maçından sonra güvenlik elemanına küfür ettiği gerekçesiyle Arda’ya verilen bir maçlık cezanın kaldırılması için bugün Tahkim Kurulu’na başvuracak.

Milyonlarca İnsanı Öldüren Grip…

Posted on Nisan 28th, 2009 in Sağlik | 1 Comment »

Salgın hastalıklar hep oldu ve olacakta. Dünya bugüne kadar ne felaketler gördü. Hepsi birbirinden dehşet. Uzak Doğu’dan kaynaklanan ve hala ölümlere neden olan kuş gribi salgının ardından önce Meksika’da görülen ve bazı ülkelere de yayılan Domuz gribi salgını büyük korku yaratırken, salgın hastalıkların, tarihsel süreçte toplumların bile ortadan kalkmasına neden olduğu bildirildi.

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman Çiğdem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yazılı belgelerde Anadolu’daki yer alan en eski salgının Hitit Krallığı’nda yaşandığı ifade etti.

Hitit Kralı 1. Şuppililuma’nın Babil seferinden dönerken beraberinde veba hastalığına yakalanmış esirleri de krallığın başkenti Hatuşa’ya getirdiğini anlatan Çiğdem, şunları söyledi:

”Bir müddet sonra krallıkta veba salgını yaygınlaşmıştır. Kral 1. Şuppililuma salgından dolayı ölmüş yerine 2. Murşili geçmiştir. Kral 2. Murşili ölümlere yol açan salgına karşı ‘Babamdan yana olan prensler, komutanlar, binbaşılar, subaylar, onlar da o nedenle öldüler. Hatti ülkesi de o konudan dolayı ölmeye başladı. Hatti ülkesi öte yana (felakete) sürüklendi. Artık şimdi salgın o kadar güçlendi ki, Hatti ülkesi salgından çok baskı altında kaldı. Ben kulunuz Murşili yüreğimdeki sıkıntıları yenemiyorum. İçimdeki korkuya hakim olamıyorum. Dualarımı işitin yardıma gelin’ şeklinde tanrıya yakardığı yazılı kaynaklarda yer almaktadır.”

Salgın hastalıkların toplu ölümlere yol açtığını anlatan Doç. Dr. Çiğdem, ‘’salgın hastalıklar en erken tarihlerde bile toplu ölümlere yol açtığı için insan toplulukların ortadan kalkmasına neden olmuş, insanlar için en büyük korkuların başında gelmiştir” şeklinde konuştu.

SALGINLAR HEP VAR OLDU

Sıtma, veba, frengi gibi bulaşıcı ve salgın hastalıkların geçmişte büyük acıların yaşanmasına neden olduğu biliniyor.

AA muhabirinin çeşitli kaynaklardan yaptığı derlemeye göre, tarih boyunca milyonlarca insanın ölümüne yol açan sıtma parazitlerinin insanlık tarihinin başladığı zamandan beri var olduğu biliniyor.

Sıtma, çok eski yıllardan beri bilinen ve birçok düşünür tarafından insanlıkla birlikte var olduğuna inanılan bir hastalık olarak nitelendirilirken antik Mısır, Çin ve Hindistan el yazmalarının birçoğunda bu hastalıktan bahsediliyor olması dikkati çekiyor.

Birçok orduyu etkileyen sıtma hastalığının tarihin büyük komutanlarından İskender’in de ölümüne neden olduğu ifade ediliyor.

CÜZZAM KORKUSU

Cüzzam hastalığının ilk kez ne zaman ortaya çıktığını kesin olarak belirlenmezken hastalığın tanısı ile ilgili ilk yazılı kayıtların MÖ 600′lü yıllara ait olduğu belirtiliyor.

Cüzzam hastalığının, Hindistan’dan Avrupa’ya Büyük İskender’in ve Roma askerleri tarafından taşındığını öne sürülürken, salgın hastalığın Haçlı seferleri sırasında oldukça yaygın bir hal aldığı biliniyor.

Hastalık yaygınlaşmaya başladıkça cüzzamlılar adeta lanetlenmiş kimseler olarak kabul edilip toplumdan dışlanmışlar. Tedavisinin bilinmediği dönemlerde cüzzamlılar yerleşim birimlerinden uzak yerlere hatta özel adalara sürülerek, buralarda kendi kaderlerine terk edilmiş.

Çiçek hastalığının Amerika’da milyonlarca yerlinin ölümüne neden olduğu tarihi kaynaklarda yer alırken, tifo hastalığının da tarihin çeşitli dönemlerinde büyük yıkımlara yol açtığı kaydedilmiş.

Gribin ise tarihi insanlık tarihi kadar eski olduğu, MÖ 415 senesinde Sicilya’da Atina ordusunda bir grip salgını yaşandığı Hipokrat tarafından not edilmiş.

Grip tarihin yakın dönemlerinde de milyonlarca kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Çin’de 1918′de başlayan ve dünyaya yayılan İspanyol gribi 40 milyon, Asya gribi (1957) 70 bin, Hong Kong gribi (1968) 700 bin, İngiliz gribi 30 bin kişinin ölümüne yol açtı.

ÇATLI`YI ODUNLA ÖLDÜRDÜK!

Posted on Nisan 28th, 2009 in Güncel | No Comments »

İkinci Ergenekon iddianamesinin delilleri açıklandı. Gizli tanığın Abdullah Çatlı ile ilgili anlattıkları yenilir yutulur gibi değil. Gizli tanık Kıskaç, JİTEM’ci bir başçavuşun kendisine “Abdullah Çatlı’nın kazada sadece kolu kırılmıştı. Odunla öldürdük” dediğini iddia etti..

Ergenekon davasının ikinci iddianamesine ilişkin 248 klasörden oluşan ve 2 DVD’ye kaydedilen 70 bin sayfalık ekleri dijital ortama aktarılması işlemi tamamlandı. Ergenekon davasının görüldüğü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanık sayısına göre çoğalttığı DVD’ler dün sanık avukatlarına verildi.

Bu ek belgelere göre, sanık emekli generaller Ergenekon savcıları hakkında bilgi topladı. İkinci iddianamenin ekleri arasında yer alan gizli tanık ‘Kıskaç’, ifadesinde “Susurluk kazasında Mercedes’in arka sol koltuğunda oturan Abdullah Çatlı’nın sadece sağ kolunun kırıldığını, ancak olay yerine gelen JİTEM’cilerin odunla vura vura öldürdüğünü” ileri sürdü.

“ÇATLI’NIN SAĞ KOLU KIRILMIŞTI”
Gizli tanık Kıskaç’ın, 30 Kasım 2008 tarihinde alınan ifadesinde, Antalya JİTEM’de görevli başçavuş Hakan’ın kendisine, “Bütün uyuşturucu babalarını Abdullah Çatlı’ya biz vurdurduk, sonra o kendi çıkarları için çalışmaya başladı. Her şeyin bir sonunun geleceğini bilmeliydi. Zannediyor musun bu bir trafik kazası, bizde kayıtları var. Araç çarptıktan sonra Abdullah Çatlı sağdı. Sağ kolu kırılmıştı, yaralıydı. Araba sağ ön taraftan çarpmış, Abdullah Çatlı arka solda oturuyordu. Kolunu büktük, köpek gibi yalvarıyordu. Trafik kazasından değil, darptan öldü. Abdullah Çatlı’yı odunla öldürdük” dediğini iddia etti.

‘KAZAYI JİTEM AYARLADI’
Kıskaç, başçavuş Hakan’a, Sedat Bucak’ı kastederek “Öbürünü niye öldürmediniz” diye sorduğunda ise “Antep’ten tut Silopi’ye kadar olan bölümde bir güzergâh var, bu adamın 14 bin silahlı adamı var, bu güzergâhı kaybetmek istemiyoruz’ yanıtını aldığını aktardı. Kıskaç, başçavuş Hakan’ın daha sonra, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Osman Nuri Oduncu’nun kazanın oluş şekliyle ilgili gerçekleri dillendirmeye çalıştığını, ancak onu kimsenin dinlemediğini söylediğini öne sürdü.

Kıskaç, başçavuş Hakan’ın, Susurluk’ta meydana gelen kazayı kendilerinin ayarladığını, aracın arkasından JİTEM mensuplarının takip ettiğini, Osman Gürbüz’ün takip eden araçta olduğunu söylediğini iddia etti. Kendisine “Osman Gürbüz, Veli Küçük’ün adamıdır” dendiğini de ileri süren Kıskaç ifadesinde ayrıca şunları söyledi: “Bize çalış, sana kimlik çıkaralım, dokunulmazlığın olsun dediler. JİTEM terörle mücadale için kurulmuş bir birim olmasına rağmen terör hariç her türlü haraç ve koparma işleriyle uğraşıyorlardı.”

YAŞAR NURİ ÖZTÜRK`E GÖRE NAMAZ…

Posted on Nisan 28th, 2009 in Güncel | No Comments »

Öztürk’e göre tüm namazlar sakat…

Bir süredir özel hayatıyla gündemde olan hoca yine dini konularda konuşmaya başladı ama bu kez herkesin namazını sakatladı.

İNTERNETHABER

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk söyledikleriyle hem Marduk efsanesini doğruladı, hem de imamları çok kızdıracak açıklamalar yaptı. “Namaz kıldırmak için para alan insanların kıldırdığı namaz geçersiz” dedi.

Habertürk televizyonunda yayınlanan Gündem Özel programının konusu “Kıyamet Alametleri”ydi… Programın konuklarından biri de İlahiyatçı Yaşar Nuri Öztürk’tü. Öztürk programa e-maille gelen bir soruyu yanıtlarken Marduk efsanesini de doğrulamış oldu.

KUR’AN’IN DEDİĞİYLE TIPA TIP AYNI

Soru şöyleydi; “Efsaneye göre 2012′de Marduk dünyaya çarpacak. Bu felaket yaşandıktan sonra yeni bir boyut açılacak. İyi olanlar yeni boyuta geçebilecek, kötü olanlar yeni boyuta geçemeyip dünyada kalacak. Cehennemin bu dünyada yaratılacağı savı ile Marduk efsanesinin bu öğesi arasında bir bağlantı kurmak mümkün müdür?”

Öztürk soruyu “Kuran’ın dediğiyle tıpa tıp aynı” diye cevapladı. Ancak Marduk efsanesiyle ilgili konuşmadığının da altını çizdi. “Ben o efsaneyi bilmiyorum, ben ancak kendi alanımda konuşabilirim. Ama Kuran’ın kullandığı tabir bu. Ayet aynen şudur: ‘O gün yeryüzü bir başka yeryüzüne dönüştürülülecek’ Yani ne olacaksa burda olacak. Bunu gözardı etmememiz lazım” dedi.

Vatan gözaltı ile ilgili açıklama yaptı

Posted on Nisan 27th, 2009 in Medya | No Comments »

Bostancı’da hücre evine baskını ile bağlantılı gözaltına alınanlar arasında olan Vatan gazetesi yöneticilerinden Aylin Duruoğlu için gazeteden açıklama yapıldı.

Gazete, internet sitesinde gözaltı ile ilgili şu açıklamayı geçti:

Arkadaşımız gözaltında

Gazetemizin internet sitesini yöneten arkadaşımız Aylin Duruoğlu, İstanbul’da polisçe sürdürülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alındı.

Avukatına; “Polisin kendisine gösterdiği 10 kişilik listeden 9 kişiyi hiç tanımadığını, yalnızca birisini yıllar önce üniversiteden tanıdığını” belirten arkadaşımız Duruoğlu’nun bugün Emniyet’te ifadesinin alınması bekleniyor.

BEŞİKTAŞ`IN YENİ HEDEFİ…

Posted on Nisan 27th, 2009 in Spor | No Comments »

 

 

Süper Lig’in bitimine 5 hafta kala şampiyonluk yarışında Sivasspor’un takibini sürdüren Beşiktaş, bir yandan da önümüzdeki sezon için transfer çalışmalarına devam ediyor.

Siyah Beyazlı kulüp, geçtiğimiz hafta Almanya Bundasliga ekiplerinden Eintracht Frankfurt’a forma giyen Michael Fink ile 3 yıllığına anlaşmaya varmıştı. Beşiktaş’ın önümüzdeki sezon için kadrosuna katmayı düşündüğü bir diğer futbolcunun ise Denizlispor’da forma giyen Çağlar Birinci olduğu iddia edildi. 24 yaşında olan ve defans hattının solunda görev yapan Çağlar, bu sezon Denizlispor forması ile 32 maça çıktı. Trabzon doğumlu olan ve Denizlispor ile sözleşmesi 2011 yılında bitecek olan Çağlar, iki kez de A Milli Takım’da görev yaptı.

PFDK’dan Arda Turan’a Yeni bir ceza

Posted on Nisan 24th, 2009 in Spor, Yaşam | No Comments »

PFDK, cezalı olduğu İstanbul BB- Galatasaray maçından sonra güvenlik görevlileri ile tartşan Arda Turan’a bir ceza daha verdi…

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) Galatasaraylı futbolcu Arda Turan’a 1 maç ceza verdi. Arda, cezalı İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçından sonra soyunma odasına girmek istemiş, buna izin vermeyen güvenlik görevlisiyle koridorda tartıştığı için PFDK’ya sevk edilmişti. ANKARAGÜCÜ MAÇINDA DA YOK Arda Turan Türkcell Süper Lig’in 27. haftasında oynanan Fenerbahçe maçının son dakikasında yaşanan olaylardan sonra kırmızı kart görerek oyundan atılmış ve daha sonra 3 maç ceza almıştı. PFDK’nın verdiği yeni cezadan sonra Arda’nın 3 maç cezası 4′e çıkarken, yıldız oyuncu, takımının Ankaraspor, Hacettepe ve Ankaragücü ile oynayacağı maçlarda görev alamayacak. (Haber 7)