Archive for Ocak, 2009

Erdoğan, Washington Post’a konuştu!

Posted on Ocak 31st, 2009 in Güncel | No Comments »

Peres ve moderatöre gösterdiği tavırla dünya gündemine oturan Başbakan Erdoğan, Washington Post’a konuştu.

Erdoğan, İsrail’in Gazze saldırılarından Hamas’a, Olmert ile görüşmesinin perde arkasından ABD Başkanı Barack Obama’dan ne beklediğine dair sorularını cevapladı.

Erdoğan’ın, Washington Post ve Newsweek muhabiri Lally Weymouth’a verdiği röportajdan bazı alıntılar:

- İsrail’in Gazze operasyonunu çok eleştirdiniz. Bazıları bunun sebebinin, İsrail Başbakanı Ehud Olmert’in operasyon başlamadan önce Türkiye’ye gelmesi; ancak operasyondan bahsetmemesi olduğunu söylüyorlar. Türk-İsrail ilişkilerinin sınırlarını neden zorladınız?

- Bu yanlış bir görüş.

- Doğrusu nedir?

- Suriye’nin talebiyle birbirleriyle konuşmalarını sağlamak için İsrail ve Suriye ile dolaylı olarak birlikte çalışma sürecine girdik. Bu bizim Ortadoğu’da barışa ne kadar önem verdiğimizin bir örneğidir. Bunu daha önce Pakistan ve İsrail arasında da yaptık. Pervez Müşerref döneminde onları İstanbul’da bir araya getirdik; İsrail ve Pakistan dışişleri bakanlarını.

- Ne oldu?

- Yaklaşık 2 yıl önce, iki gün süren gizli görüşmeler yapıldı. Aynı zamanda İsrail ve Filistin arasındaki görüşmelerde de yer aldık.

- İsrail ve Fetih arasında mı yoksa İsrail ve Hamas arasında mı?

- Filistin Otoritesi ve Mahmud Abbas’ı kastediyorum. 23 Aralık’ta İrail Başbakanı Ehud Olmert ile Ankara’da görüştük. O gün İsrail ve Suriye arasındaki dolaylı görüşmelerin beşincisi turunu gerçekleştirdik. Aynı akşam, telefonla Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ile telefonla ve karşımda da Olmert ile ve aynı zamanda Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim ile konuşuyordum

- İsrail ve Suriye arasında doğrudan görüşmelere geçmeye mi çalışıyordunuz?

- Evet.

- Beşşar Esad kabul etti mi?

- Başkan Esad’ın başından beri görüşmelere hep pozitif bir yaklaşımı oldu. O gece taraflar arasında bir anlaşma sağlamaya çok yaklaşmıştık. Pozitif bir netice elde etmek için hafta sonuna kadar görüşmelerde bulunulması konusunda anlaştık.

- Yani bir anlaşmaya çok yakın olduğunuzu hissettiniz?

- O geceki görüşmeler 5 ya da 6 saat sürdü. Olmert’le konuşurken, İsrail-Filistin görüşmeleri ile ilgili olarak Hamas’ın görüşmelere dahil edilmemesinin doğru olmayacağını söyledim. Onlar (Hamas) seçime katıldılar ve parlamentoda sandalyelerin çoğunluğunu kazandılar. Ancak Başbakan Olmert böyle bir şeyi yapamayacağını söyledi. Dahası, görüşmemiz boyunca esir İsrail askeri Gilad Şalit’in serbest bırakılmasında başarılı olabileceğime inandığımı söyledim.

- İsrail askerini serbest bırakmak için, İsraillilerden Hamas için bir şey yapmasını istediniz mi?

- Ehud Olmert’e eğer bizim İsrail askerinin serbest bırakılmasında aracılık yapmamızı istiyorsa bunu yapabileceğimizi ve bir şeyler elde edebileceğimizi söyledim. Ancak asker serbest kaldığında İsrail de Hamas’lı parlamento başkanı ve milletvekillerini serbest bırakmalı.

- İran’ın bir kolu olan ve Şam’da yaşayan Halid Meşal tarafından yönetilen Hamas ile neden bu kadar yakın ilişkiye sahipsiniz?

- Öncelikle Hamas, İran’ın bir kolu değil. Hamas, seçimlere bir siyasi parti olarak girdi. Eğer tüm dünya onlara siyasi bir oyuncu olma şansını verseydi, beklide kazandıkları seçimden sonra Hamas böyle bir durum içinde olmayacaktı. Dünya, Filistin halkının siyasi iradesine saygı göstermedi. Bir yandan demokrasiyi savunuyoruz ve Ortadoğu’da demokrasiyi korumak için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz; ama diğer yandan seçim sandığının sonucuna saygı göstermiyoruz. Filistin bugün açık bir hapishanedir. Hamas, ne kadar çabaladıysa bu durumu değiştirmedi. Bir düşünün; bir ülkenin meclis başkanını, bazı bakanlarını ve milletvekillerini hapse atacaksınız, sonra da onların itaatkar bir şekilde oturmalarını bekleyeceksiniz?

- Siz ve Olmert, İsrail ve Suriye arasında gerçek bir atılımın eşiğine gelmişsiniz gibi görünüyor.

- Heyecanımı sizinle paylaşıyorum.

- İsrailliler, Suriye ile doğrudan konuşamayacaklarından düş kırıklığına uğramışlardı.

- Biz onların umudu olmaya çalışıyoruz. Olmert’in ayrılırkenki son sözü “Geri döner dönmez arkadaşlarıma danışacağım ve size geri döneceğim” oldu. Onun cevabını beklerken, 27 Aralık’ta Gazze’ye bombalar düşmeye başladı. Haziran 2008′deki ateşkesten bu yana İsrail’de hiçbir kayıp olmamıştı. İsrailliler Gazze’den roket gönderildiğini iddia ediyorlardı. Olmert’e bu füzelerin neticesinde kaç kişinin öldüğünü sordum. 27 Aralık’tan bu yana bin 300 ölü, bin yaralı var. Ne altyapı ne bina kaldı, her şey zarar gördü. Gazze tamamen enkaz halinde. Tamamen kapalı, abluka altında. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi bir karar alıyor ve İsrail kararı tanımadığını açıklıyor. Hamas iyi bir kuruluştur ve yanlış yapmamıştır demiyorum. Hatalar yaptılar. Ama ben nihai sonucu değerlendiriyorum.

- Şimdiden başlayarak Türkiye için bir rol görüyor musunuz? Türk askerlerinin Gazze’de barış gücünün bir parçası olması konusunda tartışmalar vardı.

- Bu tamamen imkansız. Belki sadece gözlemci olarak. Güvenlik gücü göndermemiz bizim için büyük bir hata olabilir. İsrail’in Gazze’ye saldırılarına karşı gösterdiğim tutumun anti-Semitik veya Yahudi halkına karşı olduğunu iddia etmeye çalışanlar var.

- Ve bazı Amerikalı Yahudiler buna çok bozuldu.

- Ben de onlara çok bozuldum. Ülkemde yaşayan Yahudilerden başlarsak, onlar benim Yahudilere karşı tutumumun örneğidirler. Bir birey olarak sürekli anti-semitizmin bir insanlık suçu olduğunu ifade etti. Bir başbakan olarak anti-semitizmin karşısında durdum ve benim düş kırıklığım şimdiki İsrail hükümetine karşıydı çünkü bize karşı adil davranmadılar.

- Ancak son zamanlarda Türkiye’de anti-semitik işaretler görüyorum.

- Bunlar bireysel girişimlerdir.

- Ama çok radikaller. İsrail Konsolosluğu kuşatıldı. Çok çirkindi.

- Demokratik gösteriler oldu. ABD’de hatta İsrail’de gösteriler oldu. Söylediğimiz her şey, şu anki İsrail hükümetine karşıydı, Yahudilere değil. Konuşmalarımda çok açık bir şekilde söyledim; Yahudilere karşı bir şey yapmak isteyen herkes karşısında beni bulur. Ama elbette Olmert’ten de konuşmalarımı yazmasını istemeyeceğim.

- İsrail ile ilişkiniz sona erdi mi?

- Ciddi bir ilişkimiz var. Ama şu anki İsrail hükümeti kendisini kontrol etmeli. Bu konuyu önümüzdeki seçimler için istismar etmemeli.

- Başkan Barack Obama’dan İsrailliler ve Filistinliler arasında daha tarafsız bir rol oynamasını bekliyor musunuz?

- Şu anda bir adalet yok. Bundan sonra adalet bekliyoruz.

Fuhuş Çetesi Çökertildi!!

Posted on Ocak 31st, 2009 in Güncel | No Comments »

Denizli’de Yurt Dışından Getirdikleri Yabancı Uyruklu Kadınlara Zorla Fuhuş Yaptırdıkları Gerekçesiyle 11 Çete Elemanından İkisi Tutuklandı.

Denizli’de yurt dışından getirdikleri yabancı uyruklu kadınlara zorla fuhuş yaptırdıkları gerekçesiyle 11 çete elemanından ikisi tutuklandı.

Denizli İl Jandarma Komutanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, bir istihbaratı değerlendiren ekipler, gerçekleştirdikleri teknik takibin ardından merkez ile Baklan ve Çal ilçelerindeki 12 eve eşzamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda elebaşı olduğu öne sürülen N.K. ve M.B., il merkezindeki bir otelde yakalandı. Çeteye yardım ve yataklık yaptığı iddia edilen F.B., Ş.N., M.Ç., O.A., G.B., B.Y., S.A., B.K. ve T.A. da Çal ve Buldan ilçelerinde gözaltına aldı. Zanlılarla birlikte 2 adet tabanca, 10 gram esrar, 5 gram kenevir tohumu, 18 cep telefonu, 4 halk bandı telsiz, 8 eroin enjektörü, 27 sim kart, 78 porno cd, 1 bilgisayar, 1 adet eroin eritmekte kullanılan kaşık, eroin inceltmekte kullanılan 150 gram limon tuzu, 3 tabanca, 7 tabanca fişeği, 6 av tüfeği fişeği ve 22 kurusıkı tabanca fişeği ele geçirildi. Adliyeye çıkarılan zanlılardan N.K. ve M.B. tutuklanarak cezaevine gönderilirken diğer dokuz kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Eroin bağımlısı haline getirilerek bir evde zorla tutulan E.A. isimli kadının yanı sıra yabancı uyruklu beş kadın da yakalandı. İfadeleri alınan kadınlardan E.A. serbest bırakılırken diğerleri sınır dışı edilmek üzere Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şube Müdürlüğü’ne teslim edildi.
(CİHAN)

Erdoğan Arap Sokaklarının Kahramanı Oldu!!

Posted on Ocak 31st, 2009 in Güncel | 1 Comment »

Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, Davos Zirvesi’nde Yaptığı Çıkışla Dünya Gündemin Birinci Sırasına Oturan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Arapların Kahramanı Olduğunu Söyledi.

Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, Davos Zirvesi’nde yaptığı çıkışla dünya gündemin birinci sırasına oturan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Arapların kahramanı olduğunu söyledi. Davos’tan Kahire’ye döndükten sonra Türk gazetecilerin sorularını cevaplandıran Musa, Erdoğan’ın Ortadoğu’da çok önemli bir simge ve lider olduğunun da altını çizdi.

Davos’ta Başbakan Erdoğan’ın yanı sıra, Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, BM Genel Sekreteri Ban ki-mun ile İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in katıldığı program sırasında Erdoğan, moderatörün kendisine söz hakkı vermemesi ve müdahale etmesi üzerine salonu terk etmiş, bu tavrı da başta Türk ve Arap dünyası olmak üzere tüm dünyada büyük bir yankı meydana getirmişti.

Erdoğan’ın salonu terk etmesi sırasında ayağa kalkarak kendisini kutlayan Musa, kendisine yönelik ‘o da terk etmeliydi’ eleştirilerini haksız buldu. Amr Musa, “Zaten Başbakan Erdoğan moderatöre tepki gösterdi, İsrail Cumhurbaşkanı Peres’e değil.” diye konuştu. Erdoğan’ın Gazze saldırılarının başlamasından itibaren çok onurlu bir duruş sergilediğinin altını çizen Musa, Erdoğan ve politikalarına çok güvendiklerini ifade etti.

Erdoğan’ın salonu terk ettiği olayı da anlatan Musa şunları söyledi: “Davos’ta dördümüzün katıldığı toplantıda çok önemli konular konuştuk. Ben ve Sayın Erdoğan İsrail’in saldırılarını çok açık bir şekilde kınadık. Öte taraftan Peres kışkırtıcı bir konuşma yaptı. Sesini yükseltirken öne sürdüğü argümanlar ise çok zayıftı. Binden fazla kişinin hazır bulunduğu dinleyici kitlesini aydınlatmaya çalıştık. Moderatörün tavrı çok kötüydü, Başbakanın konuşmasına engel oldu. O salonu terk ederken, kutladım ve selamladım. Ben orda kaldım belki bazı şeyler izah edebilirim diye. Fakat salon bir anda karıştı, bir kısmı alkışlarken, bir kısmı tepki gösteriyordu. Başbakan hareketiyle ve konuşmalarıyla tamamen haklıydı.”

Erdoğan’ın arkasında bir süre ayakta kaldığını da anlatan Musa, BM Genel Sekreteri’nin kendisinden durmasını ve belki bazı şeyleri izah emesi gerektiğini söylediğini de belirtti. Musa, “Ancak konuşmak için hazır olmama rağmen, salon çok gerildi ve toplantı da sona erdi.” dedi.
(CİHAN)

Helikopter Nasıl Kayboldu

Posted on Ocak 31st, 2009 in Güncel | No Comments »

SON DAKİKA

Ankara’ya gitmek üzere İstanbul’dan havalanan EC-35 tipi bir helikopter, Bolu üzerindeyken kayboldu.

Alınan bilgiye göre; Ankara’da resmi bir kuruma verilmek üzere Polonya’dan kiralanan helikopter, yakıt molası vermek için İstanbul Atatürk Havalimanı’na indi. Biri Türk diğeri Polonyalı iki pilot, ikmalin ardından saat 15.00′de Ankara’ya gitmek için tekrar havalandı. Hava trafik kontrolörleri ile pilotlarla arasındaki telsiz iletişimi Bolu semasındayken kesildi.

Yetkililer, yaklaşık 3.5 saat geçmesine rağmen helikopterle ilgili bir sinyale ulaşamadığı, arama çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Cihan

Davutpaşa gözyaşlarıyla anıldı

Posted on Ocak 31st, 2009 in Güncel | No Comments »

Davutpaşa'da 21 kişi gözyaşıyla anıldı

Zeytinburnu Davutpaşa’daki bir iş merkezinde, 31 Ocak 2008′de meydana gelen patlamada hayatını kaybeden 21 kişi anıldı.

Hayatını kaybedenlerin aileleri, yakınları ve mesai arkadaşları, Çifte Havuzlar Caddesi’nde toplandı.

Gruptakiler, ellerinde karanfiller ve pankartlarla slogan atarak, patlamanın meydana geldiği iş merkezine kadar yürüdü.

Burada grup adına konuşan patlamada hayatını kaybeden Gülhan Çubuk’un eşi İdris Çubuk, 21 kişinin hayatını kaybettiği, 117 kişinin yaralandığı patlamanın üzerinden bir yıl geçtiğini anımsattı.

”Herkes tarafından nedeni, niçini, önlenebilirliği bilinen bir felaketi yaşadıklarını” söyleyen Çubuk, ”2006′da Ümraniye’de, her gün Tuzla’da ve ülkemizin başka illerindeki iş yerlerinde yaşanan gerçekti.

Patlamadan sonra, yasalarımızın görev ve yetki verdiği kurumlar görevlerini yapsalardı bu acıyı yaşamayacağımızı, iş güvenliğini, teftişleri, patlayıcı-parlayıcı madde denetimini, çalışma-iş yeri ve iskan ruhsatını, işçinin emeğini sömürmekle yetinmeden sigorta güvencesine bile tenezzül eden zihniyeti öğrendik” dedi.

Çubuk, Davutpaşa’da yakınlarını kaybetmiş ve yaralanmış aileler olarak, iş güvenliği, sağlıklı yaşam koşulları, kanun dışı çalışma koşullarını sona erdirmek için davalarının takipçisi olacaklarını kaydetti.

Anma törenine katılanlar daha sonra, patlamada hayatını kaybedenlerin fotoğrafları ve karanfilleri, patlamanın gerçekleştiği alanda bulunan tuğlaların üzerine bıraktılar.

Patlamada hayatını kaybedenlerin yakınlarının, anma töreninde göz yaşlarını tutamadığı görüldü.

(aa)

Google şaşırdı siteler engelleniyor

Posted on Ocak 31st, 2009 in Teknoloji | 1 Comment »

Google kafayı yedi, işler biranda karıştı

Dünyanın en büyük internet arama motoru Google’ye bugün bir şeyler oldu. Sitede arama yapanlar şok bir uyarı ile karşılıyor. İşte Goole’nin skandalı…

Dünyanın en büyük arama motoru Google, zararlı ve zararsız siteler konusunda büyük bir skandala imza attı.

İnternette arama yapanları zararlı ve virüslü web siteler konusunda uyaran Google, zararsız siteleri de bu kategoriye soktu. “Bu siteyi ziyaret etmek bilgisayarınıza zarar verebilir!” uyarısı veren Google, bir çok popüler sitenin yanı sıra kendi ismi aranınca da aynı sonucu veriyor.

Deneme yapmak için yaptığımız sonuçlar bizi resmen şoke etti. Google, haber7.com, Sabah.com.tr, Hürriyet.com.tr Yenisafak.com.tr araba.com, mynet ve kendisi dahil herkesi zararlı gösteriyor ve siteler girilmesini engelliyor..

Haber 7

İran, Takdir Mektubu Gönderdi!

Posted on Ocak 31st, 2009 in Güncel | No Comments »

Erdoğan’ın Davos’taki Tutumundan Dolayı Takdir ve Teşekkür Açıklamaları Yapan İran, TBMM’ye de Bir Mektup Gönderdi.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Davos’taki tutumundan dolayı takdir ve teşekkür açıklamaları yapan İran, TBMM’ye de bir mektup gönderdi. İran Parlamentosu’ndaki İran – Türkiye Parlamento Dostluk Grubu, TBMM’ye bir mektup göndererek takdirlerini iletti.

Mektup, İran – Türkiye Parlamento Dostluk Grubu Başkanı Ali Akber Agai tarafından gönderildi. Mehr ajansına konuyla ilgili bir açıklama yapan Agai, “Siyonist rejimi cinayetlerine karşı T.C. Başbakanı’nın Davos’taki son tutumu İslam dünyasının tutumu olarak güçlendirilmeli.” dedi. Agai, İsrail’in cinayetlerini Cumhurbaşkanları Şimon Peres’in huzurunda şiddetle eleştiren ve neticede Davos oturumunu terk eden Başbakan Erdoğan’ı takdir ederek, Erdoğan’ın bu eyleminin “mazlum Filistinli kadınlar ve çocukların Siyonist rejimi tarafından vahşice öldürülmesine karşın tüm insanların duygularına tercüman olduğunu” dile getirdi.

Erdoğan’ın bu tutumunun, İslam dünyasının kesin yaklaşımı olduğunu ifade eden İranlı yetkili, başbakanın bu tavrını takdir etmek amacıyla Türk meslektaşına bir mektup gönderdiğini kaydetti.

BU UNUTULURMU!!!

Posted on Ocak 31st, 2009 in Güncel | No Comments »

BU UNUTULUR MU ? (Ama malesef unuttuk…)

Birinci Dünya Savaşı’nda Ingilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kismi da Mısır’ın Iskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı’na hapsedildi.

Kampın tam adı, ‘Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampı’ idi. Bu kampta, 1918′de Filistin cephesinde esir düşen 16. Tumen’in 48. Alayı’na baglı Osmanlı askerleri tutuluyordu.

12Haziran 1920′ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, agır hakaret ve aşagılamaya maruz kaldılar.

Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi…

Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan, yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kamplarin Ingiliz komutanları, azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. Savas bitmişti. Ancak, kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, Ingilizler’in işine gelmiyordu. Cünkü, olasi yeni bir savasta, bu askerlerin yeniden karşılarına cıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, Ingilizlerin beyinlerine işlenmişti.

Çözüm toplu katliamdı… Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak suya normalin cok uzerinde krizol maddesi katılmıştı. Mehmetçik, daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyorlardı. Ancak Ingiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarina izin vermiyorlardi. Mehmetçikler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez Ingilizler havaya ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Cünkü gözler yanmıştı…

Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu. Bu vahset, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM’de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek, Mısır’da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, bunun faili olan Ingiliz tabip, garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması icin TBMM’nin teşebbüse geçmesini istediler.

Tabiiki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. Bu hesap sorma işide unutuldu gitti.

Ama onlar unutmuyorlar…

Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna sunuyorlar. En üzücü olanı da malum birilerinin, bu karalama kampanyalarına çanak tutması…

Haberin kaynagı :  NiLüfer aKSoy & Muhammed Sezer Tavlıbıyık

Einstein da Yahudileri UYARMIŞ!!

Posted on Ocak 31st, 2009 in Güncel | No Comments »

einstein-da-yahudileri-uyarmis
Toplumlarından çıkan bilim dehasını bile dinlemediler.
EINSTEIN’İ BİLE DİNLEMEDİLER
Başbakan Erdoğan’ın İsrail’e eleştiri dozu yüksek konuşmalarının bir sebebi de, Gazze saldırısından 4 gün önce görüştüğü İsrail Başbakanı Olmert’in kendisini “oyalamasından ve hatta aldatmasından” kaynaklanıyor. Oysa İsrail sadece Türkiye Başbakanı’nı değil dünyayı dinlemiyor. Hatta Musevi fizik dehası Albert Einstein’ı bile…

“ARAPLARLA ANLAŞMAZSAK..”
“Araplarla yan yana yaşamayı ve namuslu anlaşmalar yapmayı başaramazsak, iki bin yıl boyunca çektiğimiz acılardan hiçbir şey öğrenmemişiz ve başımıza gelecek her şeyi de hak edeceğiz demektir.” Bu satırlar, Einstein tarafından İsrail’in ilk devlet Başkanı Chaim Weizmann’a, 1929′da henüz Dünya Siyonist Örgütü başkanı iken yazılmıştı. Einstein, geleceği görmüş. Erdoğan boşuna üzülmesin…

CHP: O TEPKİ ÖYLE VERİLMEZ!!!

Posted on Ocak 31st, 2009 in Güncel, Siyaset | No Comments »

chp-o-tepki-oyle-verilmez

 

Peres’in çıkışına karşı elbette tepki verilmeliydi ama o tepki böyle verilmez.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e gösterdiği tepkiyi, ”Erdoğan, kendisine başka çıkış yolları arıyor, tabanına mesaj vererek, başka rollere soyunma girişiminde bulunuyor. Peres’in çıkışına karşı elbette tepki verilmeliydi ama o tepki böyle verilmez” şeklinde değerlendirdi.

BAŞBAKAN GÜNÜ KURTARMAYA ÇALIŞIYOR
Kart, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin, Davos’taki, ”Gazze: Ortadoğu’da Barış Modeli” oturumunda yaşanan gelişmelere ilişkin sorularını yanıtladı.

Erdoğan’ın, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e gösterdiği tepkinin anımsatılması üzerine Kart, ”Türkiye’yi yönetme ehliyeti olmayan, yönetimde tıkanan Erdoğan’ın, kendisine başka çıkış yolları aradığını, tabanına mesaj vererek, başka rollere soyunma girişiminde bulunduğunu, günü kurtarmaya çalıştığını” savundu.

Erdoğan’a, ”Türkiye’nin ulusal güvenliğini, istihbarat ve milli çıkarlarını neden İsrail’e teslim ettiniz?” diye soran Kart, şunları kaydetti:

O TEPKİ ÖYLE VERİLMEZ
”Peres’in çıkışına karşı elbette tepki verilmeliydi ama o tepki böyle verilmez. Tepkinizde tutarlı olmalısınız, ona göre ülkenin çıkarlarını savunmalısınız. Hamasetle, günü kurtarma anlayışı, duygusuna kapılmadan, sağduyuyla o süreci değerlendirmeli, dengeli şekilde tepkinizi ortaya koymalısınız. O tepkiyi de İsrail’e yönelik politikalarınızda tutarlı olarak ortaya koymalısınız.”